PPL (Pay Per Lead) nedir?
Daha önce ki yazımda affiliate marketing kavramlarından CPA (Cost Per Action) ‘i açıklamaya çalışmıştım. Seda Zeynep Miranoğlu (ki kendisi affiliate marketing sektöründe kariyer yapan ve bu konularda uzman bir arkadaşımdır.) arkadaşım ile facebook’ta yazışmamız sırasında geçen Pay per Lead ‘de ki “lead“in nasıl Türkçeleşeceği konusu olmuş. Bu konuda, bende PPL konusunu kendime izah etme hissi uyandırmıştı.
Peki İlker, Pay Per Lead yani PPL nedir?
Pay Per Lead‘e kısaca ppl denir. Ancak ppl ‘i açıklıyabilmek için CPA ‘den yola çıkmak daha doğru olur. Çünkü CPA kavramı, PPL ile de benzerdir.
Öncelikle CPA’in ne olduğunu hatırlamak için herkese CPA – Cost Per Action Nedir? konusunu tekrar incelemesini öneririm.
CPA ile PPL arasında ne fark vardır?
PPL kampanyalarında reklam veren ilgilendiği lead başına ödeme yapar. (ki Seda, ben bu “lead” kavramını “yönlendirmek” olarak tercüme diyorum … “ki kendisi bu konuları çok iyi bilen biridir. Seda’ya tere sattığım sanılmasın
“) Örneğin bu ilgi ki reklam verenin ürün veya hizmetleriyle ilgilenen kişilerin iletişim bilgisi olabilir. CPL kampanyalar, marka pazarlayanlar ve direct response market ile uğraşan pazarlamacıların, tüketicinin ilgisini çekmek için birden çok temas noktası yaratmasını sağlar. Basın bülteni, email listeleri, topluluk (community) sitesi, ödül programı veya üye edindirme programları hep PPL ‘in yönledirme başına ödeme yapacağı hedeflerdir. Oysa ki CPA genelde satış hedeflidir.
Bu durumda PPL nedir? sorusunun yanıtı; Yönlendirme Başına Ödemedir.
CPA kampanyalarında, reklam veren tipik olarak tamamlanan satış kredi kartı işlemleri için ödeme yapar.
Pay per Lead’in Diğer başka farklılıkları:
- PPL kampanyaları, reklam veren merkezlidir. Reklam verenin tekliflerini sunacağı yayıncıları içerik olarak güvenilir ve alakalı olmasına göre seçer ve markanın kontrolünü kendi elinde tutar. Diğer taraftan, CPA ve affiliate marketing kampanyaları ise, yayıncı merkezlidir. Reklam veren markasının üzerinde ki kontrolü reklamın görüneceği yayıncının kontrolüne bırakırak, yayıncı sitesinde kendi teklif ve seçimlerini kendi yapar. Reklam veren genelde tekliflerin nerelerde yapıldığını bilmez bile.
- PPL kampanyaları, genellikle yüksek hacimlidir ve hafif zorluktadır. PPL kampanyalarında tüketiciler sadece temel iletişim bilgisi girer. İşlem bir email adresi kadar basit olabilir. Diğer taraftan CPA kampanyaları ise, genellikle düşük hacimli ve karmaşıktır. tipik olarak, tüketici kredi kartı ve detaylı bilgiler girer.
Umarım affiliate marketingin bu temel kavramı hakkında çok fazla kafa karışıklığı yaratmadım. Bu konu ile ilgili soru, yorum ve ilavelerin varsa aşağıda ki yorum alanına bekliyorum. Ancak okuyucunun merak ettiği şeyler beni motive ediyor.
Facebook'ta Yayınla









Pingback: CPA (Cost Per Action) nedir? | Affiliate Sistemi | Affiliate Marketing